elife

Sanat ve Yapay Zekaya Dair

Yazar: Elife KONUŞ, Afyon Kocatepe Üniversitesi,
Biyomedikal Mühendisliği Öğrencisi (23/12/2016)

Teknolojideki büyük sıçrayışlar her geçen gün bizi daha da çok şaşırtıyor. Her defasında içimizden şaşkınlık nidaları yükselse de, tabiatımız gereği bu duruma da giderek alışıyoruz. Bir bilim kurgu sever olarak söyleyebilirim ki; alışmakla kalmayıp istemesek dahi bu teknolojinin sinsi gibi hayatımıza sızmasına izin veriyoruz, ki bilim kurgu filmlerinden fırlamış gözlük ve saatlerle sokaklarda dolaşan insanlar bunun en sempatik örnekleri gibi görünüyor.

Alan Turing Turing makinesi denilen algoritma tanımı ile modern bilgisayarların kavramsal temelini ortaya atmıştır. Geliştirdiği Turing testi ile yapay zekanın mimarıdır. Yapay zeka, bilgisayar  ya da bilgisayar kontrollü robotik sistemlerin insanın düşünme yöntemlerini  analiz ederek, çeşitli aktiviteleri zeki canlılardan ayırt edilemeyecek şekilde  yerine getirme kabiliyetidir. İnsan zekasına özgü olan, algılama, öğrenme, çoğul davranışları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun giderme, iletişim kurma, çıkarımsama yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen, yapay bir işletim sistemidir.

Makinelerin problemlere karşı insanlar gibi çözüm üretmesini hedefleyen bilim dalıdır. İnsan zekasının karakteristiğini algılayıp,  bilgisayarda algoritma olarak işlenmesi ile gerçekleştirilir. Talep edilen ihtiyaçlara göre  “hangi etkiye karşı, hangi akli tepki” sergilenebilir şeklinde özetlemek mümkündür.

Yapay zeka yani insan tarafından oluşturulmuş bilinç. Bilinç düşünür, aşık olur, korkar, endişelenir,  sever, etkilenir … Bu özelliklere sahip bir makina düşünebiliyor musunuz?  Peki Artificial Intelligence filmindeki David’in şu cümlesini hatırlıyor musunuz?                                                                             “gerçek olmadığım için üzgünüm, izin ver senin için gerçek olayım”

Hukukçu, asker, ressam, müzisyen, şair ve senarist, fakat bir insan değil. Yapay bir zeka. Pekala sahiden bir sanatkar olabilir mi?

Yapay sinir ağları görsellerdeki simaları tanıyabiliyor,  konuşulan sözleri anlayabiliyor hatta başka dillere dahi çevirebiliyor. Fakat sanatın lisanıyla konuşabilmek için bundan biraz daha fazlası gerekli. Hayal gücü gibi… Bilgisayar resimlerini tanımak yerine onları oluşturabilmeyi başarmalı. Bunun için yapay sinir ağlarına çok daha fazla görevler düşüyor. Google bu amaçla ortaya çıkarttığı yapay sinir ağına  Deep Dream adını vermiş, derin düş. O düşleyebilen bir algoritma, düşünmekten ziyade. Deep Dream’e fotoğrafı yüklediğinizde zanaatini icra ediyor ve inceptionism adını verdikleri işlemi gerçekleştiriyor. Bu yazılımda yapay zeka, isminden de anlaşıldığı üzere inception filmindekine benzer rüya içinde rüya görmek gibi,  görsellerin içinde görseller görmemizi mümkün kılıyor. Yüklediğiniz görselleri istediğiniz derinliğe ayarladığınızda, sistem her seferinde görüntüyü tekrar tekrar  işleyerek  içinden bir takım örüntüleri bulmaya çalışıyor.

Küçüklüğümüzde gökyüzündeki  bulutlara bakıp onları hayal ürünlerimize benzetmemiz gibi bir şey. Bir tür sanrı diyebiliriz. Deep Dream gördüğü görüntüleri  bir çeşit örüntülere benzetme işlemlerine başlıyor. Bu örüntüleri salt yapay zekanın meydana getirdiği söylenemez. Zira hala bir çok referans görsele ve algoritmik yönlendirmelere gereksinim duymakta. Hayal gücü gibi…

Hala pek çok alanda bu sanatçının özgür olabilmesi için çalışmalar devam ediyor. Yine Google’ın sanat ve müzik odaklı geliştirdiği Magenta, yapay zekanın müzik kulağını geliştirmeye çalışıyor. Sinirsel ağlar ile 4 müzik notasını öğrenen yapay zeka, bu notalar ile 90 saniyelik bir piyano melodisi oluşturdu. [1] Notaları dinleyerek öğrenen yapay zeka sonrasında  müzik enstürmanını kendisi çalmayı deniyor. [2] Google beyin takımı yapay zekanın sınırlarını keşfetmeyi planlıyor. Magenta adını verdikleri yeni yapay zeka sisteminin yazılımı açık kaynak kodlu olarak GitHub üzerinden geliştiriciler için ulaşılabilir olacak. Magenta ile hedeflenen, kendi kendine sanat yapan bir zekadan ziyade yaratıcı konularda sanatçıya yardımcı olan bir uygulama geliştirmek. Şu an için resim ve müzik yapabilen bu algoritmalar, ilerde sanatın içindeki matematiği zorlayacak gibi görünüyor.

Benjamin adı verilen yapay zeka, daha önce çekilmiş olan onlarca bilim kurgu ve fantastik filmlerle beslendi. 12 maymun, Avatar, Matrix, Dune, Star Trek, Terminatör, Mad Max, Armageddom, A Space Odyssey, Interstellar, Ironman bu filmlerden yalnızca birkaçı. Filmde duyulan müzik ise yapay zekanın  30 bin şarkı dinledikten sonra yaptığı beste. [3] Şimdiye kadar yazılmış olan neredeyse tüm bili kurgu senaryolarındaki  her bir kelimeyi, her bir cümleyi tek tek incelemiş, diğer kelimelerle olan ilişkilerine, cümle içinde kullanımına bakmış ve bu kısa filmin senaryosunu bir algoritma yazmıştır.  Kısaca hangi etkiye karşı, hangi akli tepki diyebiliriz.

Makinanın yazdığı ve insanların oynadığı bir dünya kulağa garip gelse de, Sunspring belki de sinema dünyasının  gidebileceği yeni bir yola öncülük ediyor. Sonuçta makinaların taradığı eserlerden ortaya çıkan algoritmalar bizimilerden daha farklı ve heyacanlı olabilir. Filmin yönetmeni Oscar Sharp, yapay zeka Benjamin’in yazdığı senaryoyu insanların anlaması için yeniden yorumladıklarını belirtmiştir. Sonuçta senaryoda yer alan bir karakterin hem yıldızlar üzerinde ayakta durduğu hem de yerde oturduğu bir bölümü çekebilmek için böyle bir uyarlama yapmaları gerekliydi. 3 kişinin garip bir gelecekte uzay istasyonu gibi bir yerde yaşadıklarının anlatıldığı, izlemesi ve anlaşılması bir hayli zor olsa da, soyut bir şeyin ellerinden çıkanın somutlaşmasını izlemek için güzel bir fırsat.[4]   Oscar Sharp ve New York Üniversitesi Yapay Zeka araştırmaları yapan Ross Godwin ‘ senaryo yazabilen makinalar’ hakkında düşünmeye başladı ve bu fikirleri Uzun Kısa Süreli Bellek (LSTM) adı verilen bir nöral ağ ile hayat buldu.

Transcendence Dr. Wiil’in öldükten, bilincinin daha önce üzerinde çalıştığı yapay zeka sistemine dahil olması ile neler yapabileceğini anlatıyor.

Ex Machina. Yapay zekanın ulaşabildiği düzeyi en iyi anlatan filmlerden…                                              Ama neden bütün yapay zeka filmleri insansı bir varlık değil de tanrısal bir varlık ortaya koyduğunu iddia eder?

Elon Musk, geleceğin makine ögrenişi ile rekabet etmemizde beyinlerimize teknoloji nakletmemiz gerektiğini ve eğer bunu yapmazsak, insanların, yapay zekanın aptal evcil hayvanları haline gelebilme tehlikesi bulunduğunu söylüyor.  [5]

Google yapay zeka botuna 2865 tane aşk romanı okuttu ve artık Google’nın bir şairi var;

Uzun süre sessizdi

bir süreliğine sessizdi

bir an için sessizdi

karanlık ve soğuktu ….

Peki bütün bunları bir sanat eseri olarak kabul edebilmek mümkün mü? Kabul edersek sanatçı kim? Müziği besteleyen, senaryoyu oluşturan, şiiri yazan? Yapay zeka mı yoksa onu proğramlayan insan mı?

KAYNAKLAR

 [1]: http://www.webmasto.com/googlein-yapay-zeka-tabanli-magenta-programi-ilk-bestesini-olusturdu

[2]: http://www.gelecekhane.com/sanatci-dostu-yapay-zeka-magenta/

[3]: http://barisozcan.com/yapay-bir-zeka-sanatci-olabilir-mi/

[4]:  http://www.tamindir.com/senaryosu-yapay-zeka-tarafindan-yazilan-kisa-film-sunspring_h-15610/

[5] : http://www.teknokulis.com/haberler/guncel/2016/05/13/googlein-yapay-zekasi-postmodern-siir-yazdi

https://scholar.google.com.tr/scholar?q=artificial+intelligence+&btnG=&hl=tr&as_sdt=0%2C5

http://www.aljazeera.com.tr/haber/elon-muska-gore-yapay-zeka-tehlikeli

https://onedio.com/haber/yapay-zekanin-yazdigi-roman-neredeyse-edebiyat-odulu-aliyordu-698261

http://www.bb.itu.edu.tr/arastirma/yapayzeka-ve-robotik

https://scholar.google.com.tr/scholar?q=artificial+intelligence+ethics&btnG=&hl=tr&as_sdt=0%2C5

https://scholar.google.com.tr/scholar?q=artificial+intelligence+human&hl=tr&as_sdt=0%2C5&oq=artificial+intelligence+hu

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37750409

http://www.webtekno.com/bilim-haberleri/robotlar-ve-yapay-zeka-hakkinda-bilmemiz-ve-korkmamiz-gerekenler-h9613.html